1 Haziran 2013 Cumartesi

Şehrim Simülasyon Benim


    Doğru hatırlıyorsam, 15 sene kadar önce, arkadaşlarımı bilmem ama Windows’daki Geri Dönüşüm Kutusu’nun bir çöp kutusu olduğunu yeni öğrendiğim zamanlarda, Will Wright isminde bir oyun yazılımcısı ortaya çıktı ve bir şehir tasarladı.Öyleki o şehrin içinde yaşayanlara “Sim” dedi.Minicik Simler bir ordan bir oraya koştura koştura aradan yıllar geçti ve yeniden karşımıza çıktılar.Bu sefer teknolojinin en son nîmetlerini kullanarak tabii ki?
    O zamanın oldukça cesaret isteyen hamlesini yapan Simcity, The Sims, SimEarth ve Spore gibi daha pek çok ilgi gören paralel oyunlar ile oyun dünyasının başlarında yerini aldı.Peki tasarımcısı Will Wright ne yaptı?Son çıkan oyunun başından sonuna kadar görüşlerini oyuncular ile paylaştı.Ve sonunda bu oyunu oynamak bana da kısmet oldu.


    Öncelikle tüm deneyimlerimiz yol ile başlıyor.Mâlum tüm sistemler yol üzerinden gerçekleşiyor oyun boyunca, yerleşim birimleri de buna dahil.Tabii bu sefer direkt açıp oynamak yok, Simcity artık net bağlantısı istiyor ve Private yada Public seçeneklerinden biri ile oyuna giriş yapıyorsunuz.Sonrada bölgenizin (Region) ne kadar büyük olacağını ve kaç şehre izin vereceğini seçiyorsunuz.15’e kadar çıkabiliyor, ancak bu bilgisayarınızın performansını da ciddi biçimde etkiliyebilir.Ben 2 ile sınırladım.Şehirlerinizin doğal kaynaklarını izlemenizi öneririm, zira sonradan doğal kaynaklara, şehirler arası ticarette çok ihtiyaç oluyor ve her ne kadar ticaret önceki oyunlara göre kolay gibi kalsada, bana biraz karmaşık geldi yine.Tabii sadece doğal kaynaklar dışında, şehirler birbirlerinin genel hizmetlerini de paylaşabilirler, itfaiye, çöpler, elektrik yada sağlık gibi.
    Artık su ve elektrik hatları için ayrıca altyapı sıkıntısına gerek yok burada.Hepsi yollar ile direkt olarak gerekli binalara aktarılıyor, bu da oyuna biraz kolaylık sağlamış bence.”Residental” alanları yaşam alanları, “Industrial” alanları fabrikalar ve “Commercial” alanları da işyerleri ve bürolar olarak geçiyor.

Şehir sürekli olarak kirlilik haberleri ile sizin başınızı ağrıtacaktır, hazırlıklı olun.Baştan hava kirliliğinin canınızı sıkmasını istemiyorsanız, şehirdeki rüzgar yönünü iyi izleyin.Su içinse özellikle yaşam alanlarının ve endüstri alanlarının su kaynakları farklı kuyulardan olmalı.

    Şehrinizi özel göstermek isteyebilirsiniz, kim istemez ki?Şehirler arasında “Great Work Site” adında bazı yerler var, tam olarak bulaşamadım bu alanlara ne yapabilirim diye ben, ama internette okuduğum kadarı ile oyundaki belli başlı ciddi ve büyük yapıları buralara kurabilirsiniz, mesela Güneş enerjisi çiftliği, Uzay merkezi yada benzeri diğer yapılar.Ancak uyarayım, daha başlangıç evresindeki şehriniz için bunlar oldukça erken, ve ilk birkaç gün için onları inşa etmeye değmez bile.Acele etmeyin.

    Tüm Simcity oyunlarından farklı olarak bu seride şehrinize bir ruh katmanız gerekiyor.Şehrin kendine has karakterini vermeniz gerekiyor burada.Şehri ne için kurdunuz siz?Günah Şehri mi(Las Vegas yani demek istedim kumarhane cenneti), Maden kolonisi mi, ticaret başkenti mi yoksa bir kültür şehri mi?Bu seçeneklere göre şehrinize dilediğiniz gibi çeki düzen verin.

    Dediğim gibi oyundaki en büyük referans yollar oluyor.Bir bölgedeki yolun durumuna ve trafik akışına göre çevredeki yerleşimler de tepki veriyor ve tekrar yıkıp daha iyi yol yapmanıza gerek yok.”Road Upgrade” ile yolları istediğiniz duruma göre ayarlayabilirsiniz.
    Yeni gelen bir özellik ise, binalarda ortaya çıkıyor.Artık binalarada el atabiliyoruz.Yeni bir şehir yaptınız ve gerekli altyapı hazır, geriye sadece hizmetler kaldı, hastane,karakol, itfaiye gibi.Daha başlangıçtan kocaman bir hastaneyi anıt gibi şehrin dibine dikmek gerekli mi?Hayır!Şehriniz geliştikçe binanızı takip edin, hangi gerekli ihtiyaçlar varsa onları “Edit” komutu ile bina üzerinde uygulayabilirsiniz.Yeni bir ek bina,ek park alanı, ek bir depo yada ek bir parça mı?Siz sadece eklemeyi yapın gerisini oyun  yapacaktır.
    Geldik Simcity tarihinin en güzel özelliğine: yaptığımız şehirleri yıkan felaketler.Belli başlı Simcity hayranları var ki, yaptıkları muhteşem şehirleri bir anda felaketler ile yıkmaktan hiç üzülmüyorlar, tam tersi seviniyorlar.Yeni gelen ve benim henüz görmediğim bir felaket de oyunu esir almış: Zombiler.Evet efendim, zombilerde Simcity’e davetli bu sefer.Çökmekte olan bir ekonomi ile şehirdeki başıboş duran binalarınız aslında zombilerin evleri oluyor.
    Eğer bir şehir kurma hayaliniz var ise, Simcity bu son oyununu kapmanız gerekir.Önceki oyunlara göre çok daha basit yinede kafayı yedirecek ve güldürecek derecede karmaşık bir oyun.
    İyi oyunlar herkese.

Hiç yorum yok: